4 Eylül 2013 Çarşamba

Transfer Bilançosu

Avrupa'da transfer dönemi sona ererken Finansal Fair Play yine lafta kaldı, takımlar milyon euroları saçıp yeni rekorların altına imzasını attı.

Avrupa'da en çok para ödenen üç oyuncu yine hücumcular oldu. Sırasıyla Bale, Cavani ve Falcao için 50 milyon sınırı aşıldı.


Transfere en çok para harcayan ligler Avrupa futbolunun zirvesinde yer alan 5 ülke olurken,
Premier Lig 671 milyon pound ile yeni bir rekor kırdı. 
Tottenham, Bale'den gelen parayı kasasına bile koymadan yeni oyuncular için öderken 1 tam altın bozdurup bir kaç çeyreklik almış oldu. Haqrcadıkları para 10 milyon pound. Son yıllarda transfer şampiyonu City ise sakin bir yıl geçirmiş gibi görünmesine karşın 100 milyon harcayarak en çok harcayanlarda ikinci sıraya oturdu.

En çok para harcayan 2. lig İspanya La Liga oldu.
Real Madrid, Bale, Isco ve Illara gibi pahalı transferler yaparak 145 milyon poundu kasasından çıkardı.

Serie A ise düşüşte olmasına karşın 334 milyon pound ile bu yıl oldukça büyük bir miktar harcadı. Herhangi bir takım çılgın harcamalarla öne çıkmasa da Napoli, Edinson Cavani'den gelen parayı gözünü kırpmadan harcadı ve Real Madrid'in istenmeyenlerini kadroya kattı.

PSG'den sonra Monaco'nun da büyük sermayenin eline geçmesi ile Fransa'da işler biraz daha kızışmış görünüyor. 333 milyon poundluk toplam harcamanın 242 milyonunu bu iki takım beraber yaptı. Monaco 145 milyonluk harcaması ile zirvede yer alırken PSG geçen seneye göre musluğu biraz daha kısıp 97 milyonda kaldı.

Avrupa'nın yükselen değeri Bundesliga her zamanki gibi daha az harcayıp daha fazla verim almanın peşinde. 231 milyon poundun büyük bir kısmını Bayern ve Dortmund harcarken diğer takımlar daha çok genç oyuncular üzerine çalıştı.

Dream Team!

Avrupa'da bu sezon en çok para harcanan oyuncularla kurulan Rüya Takım'ın toplam değeri 395 milyon pound! PSG ve Real Madrid 3 oyuncu ile en çok oyuncu bulunduran takımlar olurken, Monaco 2 oyuncu verdi.


3-5-2 şeklinde dizilen kadro hücumda korkutucu dursada savunma için aynısını söylemek zor. E sistemin etkisi de var tabi:)

Gelmiş Geçmiş En pahalı 10 Oyuncu!

En pahalı oyuncular listesinde Real Madrid'in mutlak hakimiyeti söz  konusu. İlk üçte yer alan oyuncuların tamamı Real Madrid transferi, ilk 10'da ise tam 5 tane!

Gareth Bale, Ronaldo'nun rekorunu kırıp zirveye yerleşti. Üçüncü sırada ise bir diğer efsane Zidane var. 4. basamakta Barça'nın belkide en büyük saçmalığı Ibrahimoviç. Liste Kaka, Cavani, Falcao, Figo, Torres ve Neymar şeklinde uzanıyor.

Listede tam 4 oyuncunun bu sezonun transferi olması transfer piyasasının ne kadar şiştiğinin net göstergesi. 

Diğer yandan Ibrahimovic, Kaka ve Torres bu paraların altında kalan oyuncular! Bale, Neymar, Cavani ve Falcao için de aynı durumu bekleyebilir miyiz? Durum pek öyle görünmüyor...

Seneye listeyi yenileyeceğimizin garantisini şimdiden verebilirim!

3 Eylül 2013 Salı

Domino Etkisi!


Transfer dönemi halen Türkiye ve bir kaç Doğu Avrupa ülkesinde sürsene atbaşı giden liglerde tahta kapandı. Gareth Bale ve Mesut Özil bu yazın en dikkat çeken transferleri olurken Neymar'ın adı ilginç şekilde pek anılmıyor. Bale'in Real'e gitmesiyle Tottenham istemeden ezeli rakibine Mesut Özil'i kazandırmış oldu ama aslında bunun çok öncesi var. Espiriyle karışık domino etkisi şu şekilde:

Gervinho Arsenal'den Roma'ya gitti.

Gervinho'yu alan Roma, yıldız adayı oyuncusu Lamela'yı iyi paraya Tottenham'a sattı.

Tottenham Bale'den gelecek paraya güvenerek Lamela ve bir çoklarını alınca Bale'in gitmesine izin verdi.

Bale'i alan Real ise Isco'ya güvenerek Mesut Özil'i gözden çıkardı ve Arsenal'e sattı.


İşin özü Gervinho'yu yollayan Arsenal karşılık olarak Mesut Özil'i aldı gibi bi' durum oldu :D

Transferin Mahşer Günü!


Yaz transfer sezonunun son gününün heyecanı bir başkadır. Özellikle İngilizler için bu gün tv showları, dakikalar içinde oyuncuların yer değiştirmesi ve taraftarların kulüp önünde heyecanlı bekleyişi ile özel bir gündür.  Bu sezonda onların deyimiyle transferdeadline day oldukça heyecanlı geçti.
Son gün transferleri genelde domino etkisi şeklinde gerçekleşiyor. Bu sezon bunu başlatan, birçoklarına göre yılın transferi Gareth Bale oldu. Real Madrid’in Tottenham’la uzun süren görüşmelerden sonra futbol tarihinin en yüksek bonservis bedelini ödeyerek kadrosuna kattı ve pusuda bekleyen Arsene Wenger, Mesut Özil için görüşmelere başladı. 10 numara arayışında olan PSG de bu fırsatı kaçırmak istemedi ve araya girdi. Şimdi sabahtan itibaren olanlara sırasıyla bir göz atalım.
mamadou-sakho liverpool
09.15
Liverpool her transfer dönemi bolca para harcıyor ancak parasını hep yanlış ata yatırıyordu. Bu yaz bunun yavaş yavaş değiştiğini gördük ve son güne girildiğinde PSG’nin genç stoperi Mamadou Sakho’ya imza attırdılar. Anlaşma zaten tamamlanmıştı ancak imza son günün sabahında atıldı.
Bu sırada Arsenal’in Mesut Özil için görüşmelerde sona geldiğini ve Perez’in 45 milyon euro karşılığında transfere izin verdiğini duyuruyordu İspanyol basını! Kulüpler anlaşmıştı ancak Mesut gitmek niyetinde değildi ve son ana kadar beklemek istiyor diye haber geçti Marca. Tünelin ucunda ışık yok gibi görünüyordu ancak Madrid’in satmak istemesi Mesut’un elini kolunu bağladı. Diğer yandan İspanya’da transfer çalışmasında olan diğer bir kulüp Man United’tı. Athletic Bilbaolu Ander Herrera için 36 milyon euro’luk serbest kalma bedelini ödeyip transferi bitireceklerine dair haberler geliyordu.
09.30
Sakho ve Tiago Ilori’yi kadrosuna katan, Moses için de son pürüzleri çözemeye çalışan Liverpool’da teknik direktör Brendan Rodgers, son günde iyi bir yedek kaleciye ihtiyaçları olduğunu fark etti! Shay Given için görüşmelere başladılar.
09.55
Orta alana ve sol beke takviye yapmak isteyen David Moyes, eski öğrencileri Fellaini ve Baines için Everton’la görüşürken diğer yandan Ander Herrera halen bir seçenek olarak bekletiliyordu. Fellaini’yi satma ihtimaline karşı Everton’un hamlesi Man City’den Gareth Barry ve Wigan’dan James McCarthy‘le görüşmeye başlamak oldu.
11.00
Liverpool, Suarez’in takımda kalacağının kesinleşmesi ile İtalyan Forvet Fabio Borini’yi Sunderland’a göndermek için görüşmelere başladığını açıkladıktan birkaç dakika sonra Chelsea’den Victor Moses kiralık olarak kadroya katıldı.

DEVAMINI OKU >>>

30 Ağustos 2013 Cuma

Hafta Sonu Futbol Ekranı


30 Ağustos Cuma
19:00 CSKA Moskova - Amkar @ LigTv3 
20:00 Torku Konyaspor - Kasımpaşa @ LigTv 2 
21:45 Bayern Münihn - Chelsea @ Star 
21:45 Eskişehirspor - Galatasaray @ LigTv 
00:00 Rayo Vallecano- Levante @ NtvSpor Smart 

31 Ağustos Cumartesi
14:45 Manchester City - Hull City @LigTv3 
16:00 1461 Trabzon - Adana Demirspor @ Trt1 
16:30 M'Gladbach - Werder Bremen @ Trt HD , Trt Haber 
17:00 Cardiff - Everton @ LigTv3 
19:30 Crystal Palace - Sunderland @ LigTv 2 
19:30 Schalke 04 - Leverkusen @ Trt HD ,Trt Haber 
20:00 Celta Vigo - Granada @ NtvSpor Smart 
20:00 Gaziantep BB - Boluspor @ TrtSpor 
20:00 Kayserispor - Elazığspor @ LigTv3 
21:45 Fenerbahçe - Sivasspor @ LigTv 
21:45 MP Antalyaspor- Bursaspor @ LigTv 2 
21:45 PSV Eindhoven- Cambuur @ Fog Tv 
22:00 Valladolid- Getafe @ NtvSpor Smart 
00:00 Osasuna - Villarreal @ NtvSpor Smart 
00:30 Gremio - Ponte Preta @ LigTv 2 

1 Eylül Pazar
13:00 Real Madrid - Athletic Bilbao @ NtvSpor Smart 
13:30 Groningen - Ajax @ Fog Tv 
15:30 Liverpool - Manchester United @ LigTv3 
15:30 West Bromwich - Swansea @ LigTv2 
16:30 Stuttgart - Hoffenheim @ Trt Haber, Trt HD 
17:00 Balıkesirspor - Denizlispor @ TrtSpor 
17:30 Feyenoord - Roda @ Fog Tv 
18:00 Arsenal - Tottenham @ LigTv 3 
18:00 Espanyol - Real Betis @ NtvSpor Smart 
18:30 Frankfurt - Dortmund @ Trt Haber , Trt HD 
19:30 Beşiktaş - Gaziantepspor @ LigTv 
20:00 Adanaspor - Manisaspor @ TrtSpor 
20:00 Karabükspor - Gençlerbirliği @ LigTv2 
20:00 Real Sociedad - Atletico Madrid @ NtvSpor 
20:30 Çaykur Rizespor - Kayseri Erciyesspor @ LigTv3 
21:45 Akhisar Belediye - Trabzonspor @ LigTv 
22:00 Corinthians - Flamengo @ LigTv2 
22:00 Sevilla - Malaga @ NtvSpor 
22:00 Valencia - Barcelona @ NtvSpor Smart 

tribundergi.com

29 Ağustos 2013 Perşembe

Bundesliga’da Forma Giyen Türk Asıllı Oyuncular


Son yılların yükselen değeri Bundesliga, gurbetçi oyuncular nedeniyle ülkemizde her zaman yakından takip edilen bir lig olmuştur. Yeni sezonda da 18 takımın 13′ünün kadrosunda Türk kökenli oyuncu bulunuyor. Bu isimlere ve onlardan beklentilere göz atalım.
Oyuncuları tek tek yazmak yerine takım takım gidelim ve göz önünde olmayan oyuncular özelinde yazmaya çalışalım.
Borussia Dortmud: İlkay Gündoğan(22), Nuri Şahin(24), Koray Günter(18)
İlkay Gündoğan ve Nuri Şahin gibi isimlerden ayrıca bahsetmeye gerek yok sanırım. Onlar kendilerini sadece Almanya’ya ve bize değil tüm dünyaya kanıtlamayı başarmış durumdalar. Genç stoper Koray ise henüz tam anlamıyla kendini tanıtabilmiş değil. Futbolla yatıp kalkanlar, onu 2011′de Meksika’da düzenlenen U-17 Dünya Kupası‘nda yarı final yapan Türk görünümlü Alman milli takımından hatırlayacaktır. Henüz 18 yaşında olan Koray, bu sezon A takım ile beraber çalışıyor ve sezon içinde yedek kulübesine girmeyi başaracaktır. Klopp gibi bir hocayla çalışma avantajına sahip ancak oynadığı mevki itibariyle az risk alınan bölgenin elemanı olması oynama konusunda dezavantaj yaratıyor. Klopp, son 3 yılda Hummels-Subotic ikilisini sakatlık dışında çok bozmamaya gayret gösterdi. Her şeye rağmen daha çok genç ve Almanya’da çalışılabilecek en iyi hocayla çalışıyor. Geleceğin onun için parlak olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu sezon için konuşursak, kupa maçlarında forma bulabilir ya da Subotic-Hummels ikilisinin ceza sakatlık durumunda kulübede ilk alternatif olabilir. Oynaması için Dortmund savunmasında salgın hastalık gerekmiyor ancak üst seviye için henüz erken gibi. Kısa ve orta vadede adını duyurması muhtemel. Milli takım seçimi için henüz çok erken ancak çalışmalar şimdiden yapılıyordur muhtemelen.
Hamburg: Tolgay Ali Arslan(22), Hakan Çalhanoğlu(19), Kerem Demirbay(20)
Son dönemde Almanya’nın en iyi altyapısı konumuna yükselen Dortmund’un ürünü Tolgay. Aslında ofansif orta alan oyuncusu olarak Hamburg’a transfer edildi ancak bu sezona savunmanın önünde başladı. Daha geçen sezon neredeyse forvet gibi kullanılan bu adam, Hamburg’un kadro planlaması hataları yüzünden başka pozisyona evrilmeye çalışılıyor. Klopp bunu İlkay’da başarmış ve çok iyi bir oyuncu yaratmıştı ancak Fink, Tolgay’da aynı formülü uygulama konusunda başarısız oldu. Nitekim Fink’in Hamburg günlerinin sonuna geldiğini söyleyebiliriz. Tolgay Ali Arslan ligimizde üç büyükte de rahatlıkla oynayabilecek kapasitede bir yetenek ve halen genç sayılabilir. Onu iyi işleyecek bir hoca ile farklı yerlere tırmanması mümkün ancak Hamburg seçiminin bedelini ödüyor. Bu sezon 11′in değişmezi konumunda bulunan Tolgay’ın milli takım işi ise biraz karışık. Daha önce Alman alt yaş kategorilerinde oynayan gurbetçi oyuncu daha sonra Türk milli takımında oynamaya başladı ancak yeterince ilgi görmemekten şikayet ederek yeniden Almanya ümit milli takımı için oynamaya başladı. Kurallar gereği bir kez daha değiştirme hakkı bulunmuyor. Panzerlerin A takım formasını giymesi önündeki oyunculara bakılırsa pek mümkün görünmüyor ancak ona Almanya’da değer verdiklerini söylemek gerek. Gelecekte yanlış kariyer planlamasının zararını fazlasıyla görecektir.
Hakan
Bu sezon Hamburg’ta top koşturan diğer gurbetçi oyuncu ise Hakan Çalhanoğlu. Bu yaz U-20 Dünya Kupası’nda göz kamaştıran Hakan geçen sezon Karsluher forması ile alt ligde yaptıkları ile herkesin dikkatini çekmeyi başardı. İşlenmesi gereken bir cevher olan Hakan gelecekte büyük bir yıldız olma potansiyeline sahip. Bu sezon Hamburg’ta Fink’in şans verdiği oyunculardan birisi konumundaydı ancak art arda gelen kötü sonuçlar ve kazanma ihtiyacı onu formasından edebilir ya da Fink kendini ve takımını kurtarması için ona daha fazla güvenebilir. Bunu bekleyip göreceğiz. Hakan için bu sezon  Bundesliga’ya alışma sezonu olacak. Gelecek sezon onun üzerine takım kurarlarsa bu benim adıma şaşırtıcı olmaz.
Kerem Demirbay da Dortmund altyapısından yetişen oyunculardan birisi ve bu sezon Hamburg’a katıldı. Hamburg’un transfer plansızlığı nedeniyle bu sezon forma bulması zor görünüyor zira takımda savunma yönü kuvvetli orta saha ve yeteri kadar kanat oyuncusu yokken bol bol ofansif orta saha bulunuyor. Kadroda bulunan 3 Türk asıllı oyuncu da neredeyse aynı bölgenin oyuncusu ve bunların içinde en zayıf halka Kerem. Bu takımda Van Der Vaart’ın da bulunduğunu söylemek gerek. 20 yaşındaki oyuncu geçen sezon Dortmund ll’de 30′a  yakın maç oynadı ancak bu sene 10 kez forma bulması sürpriz olur gibi görünüyor. Türkiye’nin alt yaş kategorilerinde de zaman zaman forma bulan Kerem, bu seviyede tutunacak gibi görünmüyor. Her şeye rağmen sezon uzun ve sürprizler yaşanabilir.
Bayer Leverkusen: Ömer Toprak(24), Emre Can(19), Levin Öztunalı(17)
Son iki yıldır ligin istikrarlı takımlarından olan Leverkusen’de Ömer’den bahsetmeye gerek yok sanırım. Bayer’in ve Milli Takımın banko oyuncusu konumunda. Emre Can ve Levin ise bu sezon takıma katılan isimler.
Emre Can, geniş Bayern Münih kadrosunda şans bulmakta zorlanacağını anlayınca Leverkusen’e imza attı. Bayern’in gelecek sezonlarda onu geri almak için opsiyonu mevcut zira ondaki potansiyel herkesin malumu. Leverkusen cephesi de ona olan güveni göstermek ve belli bir misyon yüklemek adına 10 numaralı formayı onun üzerine giydirdi. Orta sahada görev almasına karşın çok fonksiyonlu olan ve savunmanın kanatları ile ortasında görev alabilen Emre tam anlamıyla bir joker. Onu ilk aşamada orta alanda düşündüklerini söyleyebiliriz. Ancak şöyle bir sorun var ki orta saha rotasyonu fazlasıyla kalabalık ve Emre şu anda ilk tercih değil. Bu sezon içinde bol bol forma bulmasını beklenen bir durum ve onun için kendini ispat zamanı. 2011′de Meksika’da Alman U-17 takımının kaptanı ve en iyilerinden bir tanesiydi. Şimdi kendini en üst seviyede göstermek isteyecektir.
oeztunali_lev_scf_920
Levin Öztunalı da, tıpkı Emre gibi Leverkusen’e bu sezon katıldı. Hamburg efsanesi Uwe Seeler‘in torunu olan Levin’in Hamburg’tan ayrılması büyük sürpriz oldu zira Almanya ve Hamburg efsanesi olan dedesinin izinden gitmesi bekleniyordu. Dedesi 4 Dünya Kupası’nda formaya giyen ve hepsinde gol atma başarısı gösteren bir efsane! Levin ligin ilk maçında sonradan oyuna girerek 17 yaşında olmasına karşın yeteneklerine ne kadar güvenildiğini göstermiş oldu. Bu sezon Emre ile çakışmaları mümkün ve çok uzun süreler alması beklenmiyor.
Sonuç olarak Bayer, Emre ve Levin gibi iki büyük cevhere sahip ve onları işleyerek takımı zirveye taşıyabilir. İki oyuncunun da Alman milli takımını ilk sıraya koyduğu bilinen bir durum. Özellikle Levin dedesinden dolayı Yarı Alman olmaktan öte bir durumda! Emre Can ise, ancak Almanlar istemezse bizim olabilir…
Werder Bremen: Mehmet Ekici(23), Özkan Yıldırım(20)
Nürnberg günlerinde gösterdiği performansla dikkatleri üstüne çeken Mehmet, o dönem Bayern Münih oyuncusuydu. Takımda tutalım mı satalım mı derken Bremen’e 5 milyon euro karşılığında yolladılar. Birçokları Bayern’in pişman olacağını düşünüyordu ancak pişman olan taraf, sahada yarım milyonluk katkı vermeyen oyuncuya tam beş milyon bayılan Mızıkacılar oldu! Mehmet, Nürnberg’te İlkay Gündoğan ile beraber oynarken ışıldayan oydu ve İlkay daha vasat bir oyuncuydu. O günlerden bu yana İlkay, Dortmund ve Real Madrid ile adı anılır bir seviyeye çıkarken Mehmet, Bremen’de Mustafa Sarp’tan hallice oldu. Werder Bremen onu gözden çıkarmadı ise bu onun için ödenen 5 milyonun yüzü suyu hürmetineydi. Bu sezon yeniden bir şansı var zira Kevin de Bruyne kiralık geldiği Chelsea’ye geri döndü ve rolü biraz daha arttı. Sezona 3 maçta da forma giyerek başlayan Mehmet Ekici halen 23 yaşında ve mental sorunlarını çözerse bu sene onun yeniden sıçrama yılı olabilir. Bremen şu sıralar onun için iyi bir ortam gibi görünmese de takımı performansıyla ısıtma şansına sahip!
yildirimekicivonhinten630
Özkan Yıldırım ise bir çok futbol sever için pek bilinen bir oyuncu değil. Geçen sezonun ortasında takımın Antalya’da yaptığı kampta sakatlık sonrası kendini gösteren ve bir çok maçta 11′de şans bulan Özkan, sezon başında sözleşmesini yenileyerek takımda kaldı. Mesut Özil’in Bremen günlerinden esintiler sunan Özkan, bu sezon bolca fırsat bulacaktır. Kariyer gelişimi için bulduğu şansları iyi değerlendirmesi geleceğe daha umutlu bakmasını sağlayabilir. Bu arada Almanya’nın alt yaş kategorilerinin hepsinde forma giyen Özkan için girişimimiz var mı bilgim yok ancak gelecekte kucağımıza düşmesi muhtemel oyunculardan bir tanesi.

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Pablo Martin Batalla


Ntvspor'da 90+ programını izlerken Sneijder-Batalla kıyaslaması yapıldı ve bazı özelliklerini sevmememe rağmen bu ülkenin nabzına göre şerbet verebilme kabiliyeti nedeniyle takdir ettiğim Mehmet Demirkol, Batalla tanımlaması yaptı.

Batalla bu ülkede her takım taraftarının sevdiği ve takımında görmek istediği bir oyuncu. Buna rağmen kesin alalım diyende pek yok zira onu Bursa'da izlemekte büyük keyif. Tanımlamaya gelecek olursak,

Batalla'nın Galatasaray maçında Enes'e attırdığı gol üzerinden:

Burak Yılmaz gibi savunma arkasına koştu, Sneijder gibi asist yaptı. Alex gibi şut atıyor, Fernandes gibi korner kullanıyor. Selçuk İnan gibi efektif...

Batalla'yı izlemek gerçekten büyük keyif. Bir kaç yıl içinde Türk vatandaşlığı alma hakkı kazanacak ve Arjantin'e seçilme şansı düşükken milli takım için mükemmel olabilir. Gerekirse özel bir madde ile bugün alınması bile gündeme gelebilir. Umarım uzun yıllar Türkiye'de kalır ve biz onu izlemeye devam ederiz. Yarın Fenerbahçe aldı deseler koşar formasını alırım. Yok kariyerinin sonuna kadar Bursa'da kalacak deselerde formasını koleksiyona katmak isterim. Büyük adamsın bu ülke için saha içiyle dışıyla, herşeyiyle ikinci bir Alex'sin Batalla! 

22 Ağustos 2013 Perşembe

Akıl Tutulması | Fenerbahçe 0-3 Arsenal


Fenerbahçe için Arsenal'i elemek olağanüstü şartlar gerektiren bir durumdu ancak Arsenal sıradan bir Premier Lig takımı kadar bile oynamadan rahat kazandı. İsteseler çok daha fazlası da olurdu...

Hafta sonunda Emirates'te oynanan maçta Aston Villa, Arsenal'i 3-1 ile geçerken Ersun Yanal ve ekibine nasıl oynamaları gerektiğini göstermişti. Agbonlahor göbekteki ikiliyi tek başına parçalarkan Villa orta alanda çapası olmayan Arsenal'i şok baskı ile afallatmış çaldıkları toplarla direk kaleye gitmişti. Arsenal, Fenerbahçe maçına neredeyse Villa maçındaki 11'le çıktı ve Fenerbahçe'nin yapması gereken belliydi.

Ersun Yanal o maçı izleyipte Webo ile başladıysa bunun adı akıl tutulmasıdır. Hadi diyelim önce oyunu tutalım sonra vuralım dedi. İlk yarı bittiğinde Koscielny'nin sakatlanmasıyla stoper yedeği olmadığı için ortaya Sagna'yı çeken Arsenal'e karşı yapılacak ilk hamle Emenike olmalıydı. Hadi onu yapmadın Alper gibi 3. bölgeye akacak bir adam seçilmeliydi. İşin özü Topçuları ortadan delmek gerekiyordu ve şartlar olabildiğince müsaitti.

Peki Ersun Yanal'ın hamlesi ne oldu?
Gökhan Gönül...
Sadece iki antremana çıkmış Gökhan Gönül.
%100 oynayacak durumda olsa ilk tercih olmaması gereken adam %20 bile değilken sahaya sürülen Gökhan Gönül...

Fenerbahçe'nin kanattan gitmeye değil, ortadan delmeye ihtiyacı varken hamle kanada geldi ve gerisi de çorap söküğü gibi geldi. Gibbs, Gökhan'ın dahil olması ile daha çok öne çıkmaya başladı ve ikinci çıkışında golü buldu.

Golü yedikten sonra Emenike hamlesi geldi ancak onu savunma arasına kaçıracak tek adam Emre, 34 yaşındaki Emre yürüyecek halde değildi. Alper artık şarttı hadi olmadı Cristain girmeliydi ama Alper sahaya girerken dakika 80 skor 0-3'tü...

Ersun Yanal'ın hataları tarihinde belki de bir defa böyle yakalayacağın bir Arsenal'e karşı fark yenmesine sebep oldu. Aynı Ersun Yanal daha iki gün önce böyle hatalar olmayacak demişti halbuki...

Fenerbahçe'nin sorunları bu kadar fazlayken teknik adamın bunları azalma çabasında olması gerekirken yangına körükle gittiğini görmek zaten az olan umutları yok ediyor. Böyle giderse çubuklu formayı giyenler sahadan bu sezon bolca boynu bükük ayrılacak. CAS kararı olumlu çıkarsa yedek kadro bile Avrupa Ligi'nde gruptan çıkacak düzeyde ancak harcanan paraların karşılığı, amacı, beklentisi Şampiyonlar Ligi iken bir kez daha kapıdan dönüyoruz.

Söylenecek çok şey ama söylenmesinden bıktığımda bir o kadar çok. Şimdi tek merak ettiğim şu basın mensupları sorarsa sevinirim hocaya: ''FENERBAHÇE, ARSENAL KARŞISINDA NE PLANLADI, NE OYNAMAK İSTEDİ?'' Bilen birisi varsa beri gelsin...

FENERBAHÇE: 0 - ARSENAL: 3
Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Gianluca Rocchi, Elenito Di Liberatore, Gianluca Cariolato (İtalya)
Fenerbahçe:  Volkan Demirel, Bekir İrtegün (Dk. 46 Gökhan Gönül), Alves, Yobo, Kadlec, Mehmet Topal, Meireles (Dk. 82 Alper Potuk), Emre Belözoğlu, Kuyt, Sow, Webo (Dk. 62 Emenike)
Arsenal: Szczesny, Sagna, Mertesacker, Koscielny (Dk. 33 Jenkinson), Gibbs, Ramsey, Wilshere, Rosicky, Walcott (Dk. 87 Monreal), Cazorla, Giroud (Dk. 82 Podolski)
Goller: Dk. 51 Gibbs, Dk. 64 Ramsey, Dk 77 Giroud (Penaltıdan) (Arsenal)
Sarı Kartlar: Dk. 30 Webo, Dk. 65 Alves, Dk. 76 Kadlec (Fenerbahçe), Dk. 75 Szczesny (Arsenal)

20 Ağustos 2013 Salı

Arsenal | Kaybedenler Kulübü

arsenal_taraftar_tepkisi_14082016_b
İngiltere’nin en büyük kulüplerinden Arsenal, dile kolay 3 bin günü aşkın süredir kupa kazanamıyor. Son yıllarını yetiştirdiği yıldızları zoraki olarak diğer takımlara satarak al-parlat-satmodeliyle geçiren Topçular’da artık genç aşısı da tutmuyor. Yeni sezonda Arsenal bize neler vaat ediyor, birlikte bakalım.
Yeni sezona dair bir şeyler yazmak için ligin ilk maçını beklemek istedim zira transferdeki klasik beceriksizlik ve üst üste gelen sakatlıklar fazlasıyla heves kırıcı oldu. Arsenal’de şu anda geçen sezon 18′de yer alan 10 oyuncu sakat! Bazılarının durumu ciddi görünmüyor ancak yapılmayan transferler nedeniyle zaten dar olan kadro iyice boşalmış durumda. Rezerv takımında yer alan bir çok oyuncuyla da sezon başında yollar ayrıldı zira umut bağlanan ve A takıma oranla ciddi paralar harcanan oyuncular deyim yerindeyse fos çıktı. Fenerbahçe maçı öncesinde tahmini 11 yazmak zor. Maça dair fikirleri sonda yazarız, evvela başlıklar halinde yeni sezon öncesi takımı incelemeye başlayalım.
Transfer Beceriksizliğiarsenal transfer
Arsenal, Highbury’den Emirates’e taşınırken büyük bir maddi yükümlülüğün altına girdi ve transfere büyük miktarlar ayırmadı ancak geçtiğimiz yıldan itibaren bu sorun ortadan kalktı ve Wenger ”artık para harcayacağım!” mesajı verdi. İngilizler durumu o kadar kanıksamış ki, ertesi gün The Sun ”Çocuk mu kandırıyorsun Wenger?” manşetiyle çıkmıştı. Öyle de oldu. Wenger, yine muhalif taraftarı susturmanın peşindeydi transfer yapmamak için elinden geleni yaptı ancak takımdaki eksiklik baş gösterince Ağustos’ta Santi ve Monreal’i kadroya kattı. Bu bir önceki sezon son anda Andre Santos, Mertesacker gibi panik transferlerin biraz daha iyileşmiş hali gibiydi.
Bu sezon başlarken kulübün CEO’su Gazidis, Arsenal’in artık pazara girdiğini ve büyük paralar harcayacağını söyledi, ardından Wenger taahhüt etti! Konuşulan bütçe 70 milyon pound civarındaydı, daha sonra 100′a kadar yükseldi ancak ben bunları yazarken tarih 19 Ağustos ve kulübe katılan tek oyuncu bonservissiz alınan genç forvet Yaya Sanogo! Bizim deyimimizle üç kuruşun hesabını yapan Wenger, önce Higuain’i kaptırdı, ardından ardından da birkaç gün önce Luis Gustavo, Wolfsburg’un yolunu tuttu. Arsenal, bu iki oyuncuyu ManU, Real ya da Barça gibi takımlara kaptırsa oyuncu tercih etmedi denebilirdi ancak görünen o ki ”para harcayağız!” söyleminin içi tamamen boşmuş. Zira istenen bedelleri rahatlıkla karşılayabilecek bir durumdaydı Arsenal. Transferin bitmesi için halen zaman var, üstte de bahsettiğim gibi sakat listesi Fizan’a uzanmış durumda ve mutlaka birileri alınacaktır. İki sezon önce basılan panik düğmesine tekrar basılabilir ya da üç kuruşun hesabı yapıldığı için alınmayan oyuncular yerine, bazıları çok daha fazla bedelle alınabilir. Bekleyip göreceğiz…
epl transfer
Dipnot: Arsenal, Premier Lig takımları içinde bankada en çok parası bulunan takım. Bunu biraz açacak olursak durumu biraz daha anlaşılır hale getirebiliriz. Arsenal’ın bankada bulunan nakit rezervi tam 154 milyon pound! Premier Lig’in kalan 19 takımının bankadaki paralarının toplamı ise sıkı durun 181 milyon pound. İşin özü Arsenal, onun dışında kalan takımların tamamının sahip olduğu paraya neredeyse tek başına sahip! Şimdi bunları okuduktan sonra yanda bulunan grafiğe bakın. Grafik bu sezon PL takımlarının transfere harcadığı paraları gösteriyor!!
Neye ihtiyaç var?
Arsenal kadrosu için sürekli forvet takviyesi konuşuldu ancak bana kalırsa stoper ve orta saha ihtiyacı da, en az santrfor kadar elzem durumda. Şu an kadroda yer alan orijinal 3 tane stoper var: Mertesacker, Koscielny ve uzun süredir sakat olan ve berbat bir sezonu geride bırakan Vermaelen. Hazırlık maçlarındaSagna mecburen bu bölgede kullanıldı 

1 Ağustos 2013 Perşembe

Satın Alınan Hayaller


AFRİKA, FUTBOL VE TEN RENGİ ÜZERİNE..
Yıldızların eskisi gibi gökyüzünü süslemediği ama hayallerden hiç eksilmediği ülkedir Türkiye. Birçok kültürü, dini, mezhebi ve ahlaki disiplini aynı potada eritmeyi başarmışızdır. Gökkuşağının renklerinde olmayan bu çeşitlilik, son zamanlarda alışık olmadığımız misafirlerimizle daha da çok artmaya başladı. Ülkemize siyah çocukların memleketi Afrika kıtasından adeta bir göç yaşanıyor. Kimi eğitimini almaya, kimi çalışmaya, kimisi de bu iki kategoriye de girmeyen farklı bir amaç uğruna ülkemize ayak basıyor. Yaşam standartlarını yükseltmek ve para kazanmak hedefiyle meşin yuvarlağı kovalıyor. Yazımız, iyi imkanlara sahip olan yeteneğini şansıyla kullanan, istediğini elde etmiş siyah çocukların hikayesiyle ilgili değil. Hikayemiz, birçoğu on sekiz on dokuz yaşlarında olan ve işgüzar menajerler tarafından üç büyüklerde oynamak vaadiyle kandırılan Afrika’nın saf, temiz ve umutlu çocuklarıyla alakalı. Onlar ülkenin dört bir yanına yayılmış durumdalar. Fakat futboldan ziyade, hayatlarında daha önce tecrübe edinmedikleri mesleki deneyimleri ülkemizde yaşayan siyah tenli çocukların kimi tesisatçı, kimi atölyede çırak, kimi de tezgahlarda saatçilik yapıyor.

Didier Drogba veya Eto'o gibi dünya yıldızı olma hayali ile ülkelerinde top oynayan futbolcular, kendilerini lisanslı scout ve yetenek avcıları olarak tanıtan kişilerin ağına düşüyor. Afrika’daki dolandırıcıların '3 Bin Euro’ya büyük takım' vaadiyle kandırdığı bu çocuklar, fakirliğe veda etmek umuduyla istenilen parayı denkleştirmeye çalışıyor. Bu aşamada sadece çocukların değil, ailelerin de duygularını sömüren simsar menajerler, adeta hayallere balta vuruyorlar. Çocuklarının geleceğine yatırım yaptıklarına inandırılan bu insanlar, en büyük darbeyi evlatlarından yoksun kalarak hatta yaşamlarını kaybetme haberlerine maruz kalarak tecrübe ediyor. Belgesellerin açılış cümlesidir, 'Afrika’da yaşam standartları düşük, insanların hayatlarını devam ettirmesi gerçekten zor'. Menajerler, belki de futbolculuğu kurtuluş kapısı olarak gören bu temiz çocuklar için tek çıkış. Ellerine verilen turist vizesi ile Türkiye’ye gönderilen Afrikalı oyuncular, ülkeye ayak bastıklarında düştükleri tuzağın farkına varmış oluyorlar. Daha sonrası mı? Geniş kapsamıyla incelemeye çalıştık. Gelin, beraber bakalım...

30 Temmuz 2013 Salı

Sezon Öncesi Aradığınız Herşey Burada!


Yeni sezon yavaş yavaş yaklaşırken geçtiğimiz sezon öncesi blogda yaptığımız STSL takım incelemelerini bu sezon yarisaha.com'a taşıdık. İlk yazılar yavaştan yayında. Bunun dışında Avrupa'nın önde gelen liglerinde atbaşı takımların yeni sezonuna dair incelemelerde var. 

Saha içinde yer alanları yazmaya devam ediyoruz. Desteğinizle daha fazlası gelecek..

Avrupa'da yayınlanan takım değerlendirmeleri:

Barcelona: Ufak Rötuşlar

Real Madrid: Yeni Umutlar

Chelsea: Baba'nın Eve Dönüşü

Manchester United: Yeni Sayfa

İnter: Mazzarri Dönemi

Ajax: Hedef Dörtte Dört

Avrupa'da takım incelemerinde İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya'nın devleri de yakında sitede olacak. Şu linkten yazıları takip etmeniz mümkün. Şuraya tık!

STSL'de ise 18 takımda yer alacak ve şimdiden Fenerbahçe ve Trabzonspor yazıları yayında. Onları takip etmek içinse şuraya tık!