30 Aralık 2011 Cuma

Yılın 'bidonu' Lugano


Fenerbahçe'li taraftarın en sevdiği isimlerin başında Diego Lugano gelir. Bu sezon başı şike olaylarının patlak vermesi ile birlikte takımdan ayrılanlar kervanına katılan Uruguay'lı, arap sermayesinin eline geçen Paris Saint German'in yolunu tuttu. Fransa kariyeri pek de parlak başlamamıştı. Zira devre arasında Fenerbahçe'ye döneceği haberleri bile çıkmaya başladı.

Fransız otoriteler bu sezon Fransa'da yapılan en kötü transferleri belirlenirken Fenerbahçeli taraftarın 'psikopat' dediği Lugano listenin zirvesine yerleştirilmiş. Uruguaylı oyuncu için 'çok güçlü ama çok yavaş, biraz da teknik' şeklinde bir değerlendirme yapılmış. Hatta Türkiye'den bir kahraman gibi uğurlanan Lugano için 'Fenerbahçe taraftarları O gittiği için neden mutsuz oldu?' sorusu sorulmuş. Neden mutsuz olduğumuzu bu sezonun duran top istatistikleri açıklar mahiyette aslında. Duruma bakılırsa bu transferden ne Fenerbahçe ne PSG ne de Lugano karlı çıktı. Bu durum bana biraz Milan'dan Chelsea'ye geçen Andriy Shevcenko'yu hatırlattı. Shevcenko daha sonra tekrar döndüğü Milan'da da başarılı olamamıştı. Lugano dönse neler olur bilinmez ancak Serdar-Yobo ikilisi ile kurulan göbekte tek eksik gol sayıları olsa gerek..

Fransızların yaptığı değerlendirmede ki  diğer isimlere bakacak olursak liste şu şekilde:

1) Diego Lugano (Fenerbahçe - PSG 2.9 milyon euro)
2) Alou Diarra (Bordeaux - Marsilya 5 milyon euro)
3) Sidney Govou (Panathinaikos - Evian Bedelsiz)
4) Dimitri Payet (St.Etienne - Lille 9 milyon euro)
5) Emanuel Riviere (St.Etienne - Toulouse 6 milyon euro)
6) Fabrice Abriel (Marsilya - Nice Bedelsiz)
7) Pierre Alain-Frau (Lille - Caen Bedelsiz)
8) Daisuke Matsui (Grenoble - Dijon Bedelsiz)
9) Lynell Kitambala (Lorient - St.Etienne 2.5 milyon euro)
10) Issam Jemaa (Lens - Auxerre 2 milyon euro)

Oliver Kahn Billboard


Almanya Oliver Kahn'dan sonra kaleci bulmakta oldukça zorlanmıştı. Şimdi ise yeni prenslerini buldular. Manuel Neuer milli takımda ve Bayern kalesinde onu aratmıyor hatta ondan daha iyi kaleci olduğu bile söyleniyor. Bayern taraftarları onu daha  önce Kahn'ın taklidini yapıp dalga geçtiği için başta istemediler ancak şimdilerde en çok güvendikleri isimlerden birisi. 2006 Dünya Kupası'nda Adidas Almanya'da bu billboardu yaptırmıştı. Aslında çok iyi fikir de mi. Bizde Volkan içinde böyle birşey düşünülebilir ancak sorun şu ki Fenerbahçe'nin forma ve giyim sponsoru adidas, milli takımın ki nike..

29 Aralık 2011 Perşembe

Football is beautiful

video
Farklı gol sevinçleri her zaman ilgi çekici olmuştur. Son zamanlarda özellikle Brezilyalılar tarafından sergilenen bu dans fazlasıyla popüler. İzlerken yüzünüzde bi gülümseme oluşuyor ve her izleyişimde kendimi tutamıyorum.Çekinmeyin hadi hep beraber :)

Maradona vs Belçika

Futbol tarihinin en güzel fotoğraflarından bir tanesi.. Maradona Belçika'ya karşı..!

28 Aralık 2011 Çarşamba

EuroLeague Top 16 Kuraları


Euroleague'de Top 16 kuraları çekildi. Fenerbahçe Ülker G grubuna düşerken, Anadolu Efes ve Galatasaray aynı grupta yer aldı. Gruplarında ilk iki sırayı alacak takımlar  E-F, G-H grupları çapraz olarak eşleşecek. Çekilen kura sonucu bütün takımlarımızın İstanbul'da ki 'dörtlü finalde' yer alma şansı var ancak bu ihtimal çok düşük.

Galatasaray'ın ahlaksız teklifleri..!



Son günlerde Galatasaray adına transfer haberlerinin yarısını Kayseri'nin genç yıldızı Nordin Amrabat oluşturuyor. Ortalık karışık..

Faslı yıldız cim-bom'da oynamak istiyor
Kayseri satmam diyor
Galatasaray yöneticileri bu kapandı demekle yetiniyor.
Peki gerçekten kapandı mı?

***

Bu olaylar Galatasaray taraftarı için ilk değil. Hatta türk futbolu için
Şu anda Antalya'da oynayan Ali Turan'ı hatırlıyorsunuz değil mi?
6 ay tek başına antreman yapmıştı hani..
Tek amacı Galatasaray'da oynamaktı..
Sonunda amacına ulaştı amaa!
Bu aşk uzun sürmedi bir sezon sonra Antalya'da buluverdi kendini.
Kayseri'de kaptanken Galatasaray'da figüran oldu!
Antalya'da sıradan..

***

Şu anda her maç kulübe de oturan renkli gözlü yakışıklı bir çocuk var..
Adı Ufuk Ceylan..
Hatırladınız değil mi geleceğin genç yeteneğini,

27 Aralık 2011 Salı

Yıldızlar çocukken #1


Bu çocuğa kim Türkiye'ye gideceksin ve orada efsane olup Süper Lig istatistiklerini Yeniden yazacaksın diyebilirdi ki? Alex De Souza..

26 Aralık 2011 Pazartesi

Ronaldo'yu nasıl bilirdiniz?



AAD DE MOSBu gezmeyi çok seven Hollandalı antrenör, 1994 Dünya Kupası’nın ardından Ronaldo’yu PSV’ye önererek transferini sağladı.“Brezilya’ya Ronaldo’yu izlemek için gittiğimizde iki iyi oyuncu daha keşfetmiştik; Rivaldo ve Roberto Carlos. Ancak kulüp üçünü birden transfer edip risk almak istemedi ve sadece Ronaldo’yu seçti. Bence içlerinde en iyisi de zaten oydu. Ancak Ronaldo’nun PSV’ye gelme konusunda tereddütleri vardı. O sıralar PSV’nin futbol piyasasına kazandırdığı en ünlü oyunculardan bir diğer Brezilya efsanesi Romario, genç oyuncuyu ikna etmeyi başardı ve transfer gerçekleşti.
İlk antrenmanda Ronaldo, sıcaklık 30 derece olmasına rağmen uzun bir kıyafet giymişti. Biraz gergin olduğu her halinden belliydi. Zamanla alışmaya başladı ve bir Leverkusen maçında tam dört gol atarak herkese ne kadar yetenekli bir oyuncu olduğunu gösterdi.
O kadar çabuk hızlanıyordu ki onu savunmak çok zordu. Ayrıca bacakları çok güçlüydü ve daha o yaşta girdiği pozisyonların birçoğunu dünya çapında bir golcü ustalığında gol yapmayı başarıyordu. Üzerinde durduğumuz tek konu savunmasıydı; maçlarda ileride durup topun ayağına gelmesini bekliyordu. Takımdaki bazı oyuncular bundan epey şikâyetçiydi.
Luc Nilis takıma katıldığında 4-4-2 oynamaya başladık ve böylece Ronaldo olabildiğince az savunma yapıp daha az yorulacaktı. Bu sayede güçlü kalıp hücumda takıma daha fazla katkı yapacaktı. Gol atıp asist yaptığı sürece takım arkadaşları sesini çıkarmayacaktı; bu taktiğin ne kadar işe yaradığını belirtmeye gerek yok sanırım! Ona öğretmemize gerek kalmayan belki de tek şey gol atmaktı; doğuştan yetenekli olduğunu ifade etmeliyim. Daha o yaşında ne kadar büyük bir golcü olacağını ve onu elimizde tutmanın ne kadar zor olacağını görmüştük.”
BOBBY ROBSON1996 yılında Ronaldo’yu PSV’den 15 milyon euro karşılığında Barcelona’ya transfer etti. Brezilyalı golcü Katalan ekibinde sadece bir sezon oynamasına rağmen 49 maçta 47 gol atmayı başardı. O sezonun sonunda Robson,

Naklen Yayınlar





26 Aralık Pazartesi
15.00 Chelsea – Fulham (LİG TV3)
17.00 Liverpool – Blackburn (LİG TV)
17.00 West Bromwich – Manchester City (LİG TV2)
17.00 Manchester United – Wigan (LİG TV3)
22.00 Stoke City – Aston Villa (LİG TV3)

27 Aralık Salı
17.00 Arsenal – Wolverhampton (LİG TV3)
19.00 Swensea – QPR (LİG TV3)
21.30 Norwich – Tottenham (LİG TV3)

Ajax'tan taraftarına 30 yıl ceza..!


Geçen hafta oynanan ve yarıda kalan Ajax-Az Alkmaar maçında Alkmaar kalecisi Alvaro Estaban'a saldıran taraftara Ajax tarafından 30 yıl Ajax maçlarına girememe cezası verildi. 19 yaşında olan ve Estaban'ı görmeye dayanamıyorum diyen taraftar yaklaşık 50 yaşına kadar takımını tribünden izleyemeyecek.

Tusubasa'da Şikeden tutuklandı..!


bobiler.org yapımıdır.

25 Aralık 2011 Pazar

Fenerbahçe'nin Transfer Alışverişi


Şike iddiaları ile beraber sezon başında hareketli günler geçiren ve kan kaybeden Fenerbahçe durumunun biraz daha netleşmesi ve en azından sezon sonuna kadar ligde kalacağının kesinleşmesi ile beraber devre arasında takıma takviyeler yapma kararı aldı. Zira özellikle hücum hattında takviyeye ihtiyacı olduğu kesin sarı-lacivertli ekibin. Şimdi transfer yapılması beklenen mevkiler ve oyuncular hakkında detaylı bir bakış yapalım.


                                                     KALECİ                                                 

Fenerbahçe'nin uzun yıllardır sorun yaşamadığı tek mevki kalesi. Bu yılda milli kaleci Volkan ve arkasında yokluğunda kaleyi rahatlıkla devralacak Mert Günok var. 

Volkan'ın kaleyi kimseye bırakmaz tavrı sebebiyle genç kaleci Ertuğrul Samsunspor'a kiralık verildi. Ligin ilk devresinde Samsunspor kalesini başarıyla korudu. Diğer kaleci Volkan Babacan ise Manisaspor'da kiralık olarak forma bekliyor.  Kısacası kadıköy'e bu transfer döneminde de kaleci transferi yapılmayacak.

                                                     DEFANS                                               


Lugano ve Andre Santos'un ayrılmasından sonra yeni bir defans dörtlüsü oluşturmak zorunda kaldı Fenerbahçe. Savunmanın soluna sambacıya göre daha az hücumcu ancak defansı daha sağlam Reto Ziegler kiralandı. Gösterdiği performansla taraftarın sevgilisi olan İsviçreli'nin bonservisinin bu transfer döneminde alınması beklenmiyor. Lugano'nun yerine teorik olarak oyuncu transfer edilmedi. Zira Serdar Kesimal o takımda iken transfer edilmiş seçenekler çogaltılmak istenmişti. Beklenmeyen bu gelişmeler ve Serdar sakatlığı ile beraber formayı alan isim Bekir oldu. Bekir öyle bir oynadı ki herkesin takdirini kazandı. Bekir'in sakatlanması Bilica'nın GS derbisindeki berbat performansının ardından Serdar Kesimal sakatlık sonrası formayı kaptı Yobo ile uyumlu bir ikili oluşturdu. Aykut Kocaman defansın ortasına takviye düşünmediklerini açıkladı. Zira Orhan Şam'ın da bu mevkide oynayabildiğini düşünürsek sadece ligde mücadele edildiği bir sezonda bu oyuncuların yeterli olduğunu söyleyebiliriz. Sağ bekte Türkiye'nin en iyisi Gökhan'ı arkasında Orhan Şam'ı bulunduran Fenerbahçe'nin defansının takviyeye pek de ihtiyacı olmadığı aşikar. Ancak Bilica'nın Brezilya'da ülkeme dönmek istiyorum açıklamasının ardından gönderilmesi veya transferlerde takasta kullanılması durumunda yerli bir takviye düşünülebilir. Serdar Taşcı'nın ismi çok geçmiyor ama sürpriz bir atak gelebilir Fenerbahçe'den. Lugano haberlerini ısrarla yazmaya devam etse de medya bu ihtimalin çok düşük olduğunu söylemeden geçmeyim. Zira PSG yeni teknik direktör değiştirdi, en azından sezon sonuna kadar takımda kalacağı kesin.

                                                    ORTA SAHA                                            


Yeni sezona orta sahaya Sezer Öztürk'ü alarak başladı Fenerbahçe ancak Cristian performansı ile yeni transfer gibiydi. Geçmiş sezonlarda ceza sahasına girmemekle ve hücuma katılmamakla eleştiren Brezilyalı bu sezon bolca ceza sahası civarında ve içinde kendini gösterdi. Üstüne bir de 4 gol attı.

Fenerbahçe'nin orta sahada en büyük eksikliği orta alanın ortasında alternatifinin fazla olmaması ve Emre'nin formsuz olduğu maçlarda Alex'e yeterli desteğin verilmemesi yönündeydi. Alper Potuk'un transferinin büyük ölçüde bitirilmesi bu alanda ki sıkıntıyı çözecek gibi gözüküyor. Gençlerbirliği'nde bu sezon yükselen performansı ile dikkatleri üzerine toplayan Soner de devre arasında olmasa bile sezon sonunda takıma katılması planlanan isimlerden.

Solda son haftalarda Stoch'un artan performansı ve Caner'in etkili oyunu her ne kadar transfere ihtiyaç olmadığını düşündürse de Özgür Çek'in serbest olarak kadroya katılacak olması aynı zamanda sol bekte oynayabilmesi sebebiyle bu transferi mümkün kılıyor. Diğer taraftan Ozan İpek haberlerinin tamamen dedikodu olduğunu düşünüyorum.

Sağ kanat için sola oranla ihtiyaç biraz daha fazla Mehmet Topuz'un sakat olduğu dönemde sarı-lacivertliler müzmin sakat Dia'dan da faydalanamadı. Bu mevkide mecburen Özer kullanıldı ancak sağladığı katkı ortada. Dia'nın Niang'ın ayrılmasından sonra mutsuz olduğu haberlerinin yanı sıra ocak ayında Afrika Kupası'na gidecek olması sebebiyle takımdan ayrılması söz konusu. Forvet transferinde takasta kullanılması veya bonservisiyle satılması gündemde. Burada ki ihtiyacı karşılayacak oyuncu olarak gündemde olan isimler listesinin en başında tanıdık bir isim Krasic var. Geçtiğimiz sezonda Sırp oyuncu ile ilgilenen sarı kanarya bu oyuncuyu Juventus'a kaptırmıştı. 12 milyon bonservis bedelini pahalı olması sebebiyle kiralanması gündemde. Yerli olarak gündeme gelen isim yok ancak Manisa'lı Yiğit Gökoğlan transferi ihtimal olarak aklınızda bulunsun. Bu iki oyuncunun sadece haber olarak  kalması ve sürpriz bir oyuncunun alınması ise benim beklentim.

                                                          FORVET                                              

Emenike'nin bir resmi maça bile çıkamadan takımdan ayrılması ardından da Niang'ın kaybedilmesi derken Fenerbahçe sadece Semih'e kalmıştı. Daha az maliyetle Young Boys ile Kadıköy'de harika oynayan Bienvenu transfer edildi. İlk devre 4 gol atıp 2 asist yapsa da taraftarın gözüne girmeyi başaramadı Kamerunlu. Zira son Antalya maçında kaçırdıkları ile saç baş yoldurdu ve Fenerbahçe'yi 3 puandan etti!

Forvete adaylar oldukça fazla ama öne çıkan ilk isim Santos'un forveti Borges. 31 yaşındaki oyuncunun maliyetinin fazla olmaması transfer ihtimalini artırıyor. Daha önce de gündeme gelen Rangers'lı Nicola Jelavic, Aston Villa'lı Derren Bent listede ki diğer isimler olarak zikrediliyor. Türkiye'den MİY forması ile eski günlerine dönen Nobre, eski Beşiktaşlı Bobo adaylar arasında. Son günlerde adı geçmeye başlayan sürpriz bir isimse Cenk Tosun..

Aykut Kocaman'ın son zamanlarda ne zaman oyuncu ihtiyacı olsa
baktığı ilk yer olan Fransa'dan da  adaylar olduğu söyleniyor. Bunlar Marsilya'da gözden düşen Andre-Pierre Gignac ve bu sezon Lyon formasıyla tekrar çıkışa geçen Bafetimbi Gomis. İki isminde maliyetleri sebebiyle tercih edilmeleri zor olsa da ihtimal dahilinde olan oyuncular.

Kişisel fikrim Fenerbahçe'nin Borges ve Cenk Tosun ikilisini alacağı yönünde. Maddi olarak zor günler geçiren Gaziantep'in Cenk'i 2 milyon ve kiralık oyuncular karşılığında bırakması söz konusu olabilir. Borges transferi de 1-2 milyon euro aralığında noktalanacaktır. Toplam 4-5 milyon euro'ya bir forvet almaktansa iki kaliteli hücumcu almak daha mantıklı olacaktır.

Gidebilecekler: Bilica, Uğur Boral, Özer Hurmacı Berk Elitez(k), Gökay İravul(k)
Gelebilecekler: Borges, Nobre, Bobo, Gomis, Jelavic, Bent, Cenk Tosun, Krasic, Soner, Özgür Çek

NBA'de sezon başlarken ilk gün maçlarına tahminler


NBA'de geçen sezon yukarda gördüğünüz fotoğraftaki basketle sona ermişti. Nowitzki'nin son hucümda ki sayısı ile Dallas şampiyon olmuştu. Lokavt sebebiyle baya bi gecikmeli başlayan bu sezon 66 maç üzerinden oynanacak. Bu gece ki maçlarla sezon nihayet başlıyor. Bu sezonda dahil önümüzdeki 3 yıl boyunca NBA yayın hakları D-Smart'a satıldı. Haftada bir iki maç Cnn Turk ekranlarından yayınlanacak.

Bu arada burada yazdığım maçlar kupon niteliğinde değil, hiç de olmadı. Arasından seçiminizi yapın doğru kombinasyonu bulmak size kalmış;)


773
New York Knicks – Boston Celtics(3,5)
MS
   1
1.70
776
Dallas Mavericks(3,5) – Miami Heat
MS
   2
1.70
777
Los Angeles Lakers(2,5) – Chicago Bulls
MS
   2
1.70
778
Oklahoma City  – Orlando Magic(7,5)
MS
   1
1.70
779
Golden State(3,5) – L.A. Clippers
MS
   2
1.70


***

Yukarıda belirttiğim bütün takımlar maçlarını kazandı ancak New York ve Chicago handikapı aşamadı malesef:)



24 Aralık 2011 Cumartesi

İlk Yarının En Kötü 11'i

Devre arasına girdiğimiz şu günlerde herkes ilk devrenin en iyi 11'ini yapmaya çalışıyor. Bir de bekleneni veremeyenler var.

Bunlar arasında ligde zor günler geçiren Ankaragücü'nden sonra ligin en çok gol yiyen kalecisi Borjan kalede. Savunmada daha çok kendi kalesine gol atmaları ile gündeme gelen Karabükspor'lu Deumi, yine Sivas'ın savunmasından Navratil defansın göbeğini oluşturuyor. Sol bekte Porto günlerini mumla aratan Marek Cech sağda ise Bursa'nın yeni transferi Basser.

Ortasahada sezon başında Galatasay'dan Samsun'a geçen ancak bekleneni veremeyen Mustafa Sarp'la beraber Trabzon'un Polonyalılarından Adrian yer alırken sol açıkta eski Liverpool'lu Riera, sağda Ankaragücü'nde ki performansını bir türlü gösteremeyen Sestak.

Forvet arkasında sahada yaptıklarından daha çok gece hayatı ile bildiğimiz ve sezon ortasında gönderilen Guti var. En uçta ise Fenerbahçe'nin 'yeni Guiza' lakaplı forveti Bienvenu. Guize bile yanında İbrahimoviç kalıyor desem ayıp olmaz. Forvete diğer alternatif Bursaspor tarihinin en pahalı oyuncusu olan ancak varlık gösteremeyen Bangoura de konulabilir. İlk devrenin 'bidonları' bunlar. Herkesin farklı fikirleri olabilir önerilerinizi bekliyorum..

***
Not: Tribün Dergi'de yazının yayımlanmasının ardından gelen tepkilere bakılırsa yanlış anlaşılmış sanırım. Burada en kötüleri Ankaragücü'nden Karabük'ten seçebilirdim ancak burda ki isimlerin çoğunluğu büyük umutlarla transfer edilip bekleneni veremeyenler şeklinde. Adrian beklentilerin çok altında kaldı Cech sadece savunmada kaldı. Basser iyi oynadı diyenleri de neye göre iyi sorusunu cevaplamaya davet ediyorum.

23 Aralık 2011 Cuma

Thierry Henry Yuvaya Dönüyor


Ocak ayında ki Afrika kupasına Gervinho ve Chamakh'ı gönderecek olan Arsenal bu oyuncuların yerini kulübün yaşayan efsanesi Henry ile dolduracak. İki aylığına kiralanması gündemde olan Fransız yıldızın geçtiğimiz günlerde Emirates stadının önüne heykeli dikilmişti. Arsenal formasıyla kaydettiği 226 golle takımın en golcü ismi durumunda olan oyuncunun 14 numaralı formasını veliahtı Walcott taşıyor. Bu işe en çok sevinenlerden biri ben olacam zira 34 yaşında olmasına rağmen fazlasıyla katkı sağlayacaktır. Forma numarasına gelince tahminim 12 numaralı formayı sırtına geçirmesi yönünde..

Mesut Özil Türkiye'de


Mesut Özil bir iki gün önce iki günlük iznini değerlendirip memleketi Zonguldak'a geldi. Basın hemen peşine düştü, iki dakika yalnız bırakmadı. Bu durum bugüne kadar Türkçe ropörtaj vermeyen Mesut'u konuşmak zorunda bıraktı. Ailemi, amcamgili ziyarete geldim dedi Mesut. Bu bile problem oldu bizim memlekette. Adam ne yapsa olay zaten. Aslına bakılırsa Türkçesi Hamit Altıntop'tan bile daha iyi Mesut'un.

Biz Mesut'a sallaya duralım adam 2 günlük tatilde özel uçakla Madrid'ten Zonguldak'a gelecek kadar ailesine ve bu ülkeye bağlı. Real'e gitmek için Alman milli takımında oynamak gerekmiyor Nuri ve Hamit'te gitti söylemleri bir kenara bırakıp adamı izleyin ve keyif alın  



Yeni Emre 17'lik Sabri..!


Yıl tam kaç bilmiyorum ama Galatasaray alt yapısının son ürünü 17'lik Sabri Lucesku tarafından yurtdışı kampına götürülüyor. Gelecekte büyük bir yıldız olacak her mevkide oynayabiliyor diyor Rumen teknik adam! Gazetenin başlığı daha ilginç 'İşte yeni Emre'

Kaynak: twitter/DemirVolkan35 Fotoğraf için teşekkürler:)

22 Aralık 2011 Perşembe

Skibbe Transfer Oldu..!


Ve Skibbe'nin 2. Türkiye macerası da sona erdi. Bundan 6-7 hafta evvel Alman teknik adam gönderilmek üzereydi, bir maç daha kaybetsin göndeririz derken Es-Es üst üste kazanmaya başladı. 5 maçlık  seri ardından MİY beraberliği geldi. Bu sonuçlar Eskişehir'de hakkında ki görüşleri değiştirirken; uzaklardan birilerinin de ilgisini çekti. Bundesliga'da zor günler geçiren Hertha Berlin 250 bin Euroluk tazminatı ödeyerek takımın başına geçmesini istedi. Almanya'ya dönme fikri Skibbe'ye cazip geldi ve teklifi kabul etti. Bundan bir iki ay önce  gönderilme korkusu yaşamasa bu kadar iyi durumda iken bırakıp gider miydi bilinmez ancak bu yaşananların Türkiye'nin genel profiline uygun olmadığı  kesin. Biz genelde kovulan teknik adamlara alışkınız sonuçta..

Galatasaray macerasının ardından Frankfurt'un başına geçmiş ve son yılların en başarılı dönemini yaşatmıştı ilk yarıda daha sonra istenildiği gibi gitmedi işler.. Bir Türkiye macerasının daha ardından yeniden Bundesliga yolu gözüktü. Es-Es'te yerine gelmesi beklenen isim Ersun Yanal uzun zamandır çalışmıyordu. Bakalım neler yapacak göreceğiz..

Kobe Bryant - Chris Paul!


Kobe ve CP3'ün takım arkadaşı olmasını sağlayacak takas NBA yönetimi tarafından engellenmişti. Daha sonra takasla Clippers'a geçen Paul ile Kobe  hazırlık maçında karşı karşıya geldi. Araları bugüne kadar pek de iyi olmamıştır. Şimdi rekabetin etkisi ile dozaj biraz daha artacak gibi..!

İhtimaller Denizinde | Tamam mı Devam mı..!


Fenerbahçe Ülker bugün İtalya'da Bennet Cantu ile deplasmanda grubun kaderini belirleyecek bir maça çıkacak. Bu maç neden bu kadar önemli derseniz şunu söylemem yeterli olur sanırım. 6 takımın bulunduğu ve ilk 4 sıradaki takımın üst tura çıktığı gurupta son maçlar öncesinde liderlik şansı varken diğer taraftan elenme riskiyle de karşı karşıya. Uzun zamandır böyle bir durum yaşanmamıştır sanırım. Fenerbahçe maçı kazanırsa kesin çıkıyor kaybederse de diğer maçlara göre çıkma veya elenme riski var. Şimdi ihtimallere şöyle bir bakalım.

Lider çıkma ihtimali: Fenerbahçe Cantu maçını kazanır, Bilbao'da Caja Laboral'ı evinden eli boş gönderirse bu senaryoda Fenerbahçe Ülker grubu lider kapatacak. Bu ihtimalin gerçekleşme şansı nasıl derseniz yorum yapmak gerçekten güç. Bekleyip görelim demekten başka bir şey gelmez elden.

2. olma ihtimali: Bu ihtimalin gerçekleşmesi gibi bir durumu yok. İlginç ama Fenerbahçe 1,3,4 ve 5 olabilir ancak 2. olma durumu pek söz konusu değil çünkü Olympiakos Nancy'i yendiği anda bu ihtimal ortadan kalkıyor. Lokavtın bitmesinin ardından Nicola Batum'u kaybeden Nancy'nin her takımdan 20 ve üzeri fark yediğini düşünürsek Olympiakos'un bu maçı rahat geçeceğini söylemek zor olmaz. Bu durumda 2. tamamlama ihtimali ikili ve üçlü averajlarla ortadan kalkıyor.

3. olma ihtimali: Fenerbahçe deplasman da Cantu'yu yener, Bilbao'da bask derbisinde evinde Laboral'a kaybederse sarı-lacivertli ekip grubu 3. sırada tamalayacak.

4. olma ihtimali: Fenerbahçe Cantu'ya deplasmanda kaybetse bile gruptan çıkma ihtimali söz konusu zira bunun için Bilbao'nun konuk ettiği Caja Laboral'i evinde mağlup olması gerekiyor.

Elenme ihtimali: Cantu evinde Fenerbahçe'yi yener, Bilbao'da evinde Caja Laboral'i geçerse sarı kanaryalar Euroleague'e veda edecek. Bu durumda Fenerbahçe, Bilbao ve Caja Laboral üçlü averaja kalacak. Bu durumda iki maçta da Laboral'a kaybeden Bilbao'ya da ikili averajda geride olan Fenerbahçe averaj hesaplarında geride kalacak ve elenecek.

Kısacası grupta işler arap saçı. İhtimaller denizinde her ihtimalin bize getirdiği fayda ve zararlar var. Biskao Bilbao-Caja Laboral maçında son ana kadar kimin kazanmasını istediğimize karar veremeyecez. Çünkü bizim alacağımız sonuca göre lider olma ve çıkamama ihtimallerini bu maç belirleyecek. Ama şu da var ki Fenerbahçe Ülker kazanırsa çıkmak adına hiçbir maça bakmayacak. Sadece liderlik adına diğer maçların sonucuyla ilgilenecek. Önce maçı kazanıp sonra bask derbisinden çıkacak sonuca göre yerimizi bilelim ve bu yıl İstanbul'da yapılacak final-four'da yerimizi almak adına emin adımlarla ilerleyelim. Hadi çocuklar!..


***

Bizkaia Bilbao Caja Laboral'i evinde 77-72 mağlup etti. Fenerbahçe Ülker Cantu'yu deplasmanda 83-76 yenince grubu lider tamamladı eğer yenilse idi çıkamayacaktı. Tarihi maçtan galip çıkan biz olduk. Bu arada evet bu maçı kaybetsen çıkamıosun kazandın lidersin daha ne denir ki? Gruptan 4 takım çıkıyor buna göre düşünün..!

21 Aralık 2011 Çarşamba

Gönül'den ama olmadı be Gökhan..!

Gökhan Gönül derbiden sonra manşetlerde! Fair-play adaylıkları övgüler, methiyeler havada uçusuyor. Peki neden? Hakemi ateşe attığı rakip taraftarı hakeme karşı ateşlediği için mi? Patronun hakem olduğu gerçeğini unuttuğu için mi?

Trabzonlu Aykut kırmızı kart görürken faal mağduru Gökhan Çakır'a bana dokunmadı hocam dedi. Her ne kadar fair-play  ayakları yapılsa da sonuçları açısından berbat bir girişim oldu. Çünkü cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşenmiştir. 1. si hakemi dar ağacına yolladı Gökhan 2. olarak oyun kurallarını dejenere etmiştir. Eğer bu yapılan söylendiği gibi doğruysa eğer hakem kararlarından önce tarafların görüşünü alıp saha ortasında mini mahkeme kuracak sonra kart ya çıkacak ya da cepte kalacak. keşke bu olsa diyebilirsiniz ancak bundan faydalanma olacaktır. Ayrıca futbol hızlı olunması gereken bir oyun olduğundan bu mümkün değil. böyle saçmalık olur mu? İşi daha vahim hale getiren de şu. Gökhan 'hocam bana dokunmadı' deyince cevap olarak Çakır ' önemli değil teşebbüs etmesi kartı gerektiriyor' diye cevap veriyor. Ama Gökhan ısrarcı centilmen olma derdinde. Maçtan sonra Uefa hakem komitesi başkanı Çakır'ı tebrik ederek çok doğru karar verdiğini  ve ders niteliğinde olduğunu söylemiş. Uefa'nın yazılı  kurallarında kayarak müdahalelerde sarı kart yazıyor. Eskiden değilmiş ancak sakatlanmalar artınca topa dokunma ihtimali yoksa teşebbüs bile sarı kart uygulaması getirilmiş. Bu yazıyı yazdığım tam şu sıralarda Cüneyt Çakır Uefa hakem komitesi başkanı, Federasyon başkanı ve Şenes Erzik'le beraber basın toplantısında. Onun başarısından söz ediyorlar.

İşin özü Gökhan centilmenlik yaptım zannederken kuralı bilmediği için bi çuval inciri berbat etti. Zira bu durumdan sonra Trabzon yönetimi önce federasyona daha sonra otomatik olarak Fenerbahçe'ye salladı. Hakkımız yeniyor denildi. Gökhan bunu yapmasa bu kadar olay olur muydu bilinmez ancak MHK başkanı eskisi çıkıp konuşşa kuralı açıklasa bu kadar yaygara olmaz. Gökhan bunu yaptı madem umarım bundan sonra devam eder. Eğer bu iş sadece burada kalacaksa hiç bir işe yaramaz.


Son olarak Çakır'la ilgili kişisel görüşümü söyleyeyim. Yazıda övüyor gözükmeme rağmen aslında pek hazzettiğim hakemlerden değildir. Maçlara sürekli düdük çal kontrol altında tut mantığıyla çıkar. Elit hakemler arasında maç başına en fazla faul çalan hakemdir kendisi, düdük ağzından düşmez. Her çalışından sonra gülümser ortamı yumuşatır üzülme birazdan da size çalacam der gibi bakıp tartışmaya mahal vermez.

Örnek mi vereyim? Pekala o zaman söyle yapalım Cüneyt çakır Gent - Dinamo Kiev maçında tam 47 faul çalmış. Maçta top 60 dakika oyunda kaldı desek 1,5 dakikada bir oyun durmuş demektir. Türkiye de yönettiği bazı maçlarda 45, 40 şeklindeki rakamlara sıklıkla rastlayabilirsiniz. Neyse yazı Cüneyt yazısı değil ona olan derdimi başka yazıda anlatırım. Gökhan konusuna bir de bu açıdan bakın istedim..

Not: Milliyet gazetesinde köşe yazarı Ercan Güven'in yazısından birkaç bölüm kullanılmıştır. Cüneyt Çakır'ın maç istatistikleri cizgiden-cikaran.blogspot.com'dan alınmıştır.

2014 Dünya Kupası elemeleri fikstürü belirlendi


2014 Brezilya Dünya Kupası elemelerinin fikstürü ülkeler anlaşamayınca kura ile belirlendi. Milliler elemelere Hollanda ile başlayıp Hollanda ile bitirecek. Muhtemel durum o dur ki son maçta evimizde garantilemiş Hollanda ile oynamak avantaj gibi gözükse de elemeleri genelde hasarsız tamamlayan Hollanda'yı yenmek hayal ürünü. ilk bir kaç maç liderlik hesabı yapar sonra ikincilik peşinde koşarız olmadı bu sefer de Abdullah Avcı'ya sallarız.  Hadi hayırlısı... Fikstüre gelince:

7 Eylül 2012 Hollanda – Türkiye

11 Eylül 2012 Türkiye – Estonya

12 Ekim 2012 Türkiye – Romanya

16 Ekim 2012 Macaristan – Türkiye

22 Mart 2013 Andorra – Türkiye

26 Mart 2013 Türkiye – Macaristan

6 Eylül 2013 Türkiye – Andorra

10 Eylül 2013 Romanya – Türkiye

11 Ekim 2013 Estonya – Türkiye

15 Ekim 2013 Türkiye - Hollanda


Çekilen kuranın çok da kolay olmadığı belli. Zira Andorra dışında diğer ülkeler ya dişimize göre ya da çıkışta olan ekipler. Estonya son Avrupa Şampiyonası elemelerinde play-off oynadı. Macar futbolu son yıllarda tekrar çıkış içerisinde Romanya maçları sıkıcı geçmeye aday ancak sonunda gülen umarım biz oluruz. Kendimizi çok yüksekte görmeyip iman gücü dışında farklı bişeyler ortaya koyarsak en azından ikinci bitirmemiz mümkün. Liderlik mi? Başka bahara..

İddaa Tahminleri | 21 Aralık



460
Antalyaspor - Fenerbahçe
MS
   2
1,65
481
Lierse – Standart Liege
MS
   2
1,65
485
Aston Villa - Arsenal
MS
   2
1,65
490
Bologna - Roma
MS
   2
1,90
493
Napoli - Genoa
MS
   1
1,45
499
Wigan - Liverpool
MS
   2
1,35
500
St Etienne – Paris SG
MS
   2
2,00




Balotelli - Richards


Antremanda kavga eden Balotelli ve Richards barıştıktan sonra kendileri ile böyle dalga geçmişler. Yalnız üste yazan yazıya bakınca dalga geçme kısmı biraz komik geldi.

20 Aralık 2011 Salı

Nuri Şahin'in Real Madrid'te İlk Golü

video

Hamit Altıntop'un Real Madrid'te ilk golünü atmasının ardından Nuri Şahin'de ilk golünü kornerden Mesut Özil'in ortasında kafa ile attı. Madrid'in 5. golünde de nefis bir uzun pasla asisti yaptı.




19 Aralık 2011 Pazartesi

Berkspor


Yaşım sebebiyle izleme fırsatı bulamadığım ancak onlardan bize kalan, zamane gençliğine nasip olmayan yeşil futbol sahasında futbol oynama şansı yakaladığım takım. Berkspor..

18 Aralık 2011 Pazar

Fenerbahçe - Trabzonspor 11 Karşılaştırması

Süper Lig'de bugün lig başladığından beri beklenen karşılaşma var. Şike olayları ile birlikte İstanbul derbilerinin aksine bu maç daha önemli hale geldi. Öyle ki deplasmana seyirci götürmeme kararının ortaya çıkmasına da bu karşılaşma sebep oldu. Aykut Kocaman'ın deyimiyle geçen sezonun  gerçek şampiyonunu belirleyecek olan bu karşılaşmada takımların sahaya çıkması muhtemel on birlerini karşılaştıralım.

Kalecilerden yana iki takımında sorunu olduğunu söylemek zor ancak Tolga uzun süre isminden söz ettirdikten sonra son haftada biraz düşüşte gibi gözüküyor. Ancak bu maçın motivasyonu ile beraber bu düşüşün son bulacağını söyleyebiliriz. Gösterecekleri ekstra performanslar maçın kaderini etkileyebilir ancak bu maçta skoru onların belirlemeleri beklenmiyor. 

Savunma hattı iki takım açısından da karışık ancak Fenerbahçe burada bir adım öne çıkıyor. Geçen hafta Bursa'da ilk kez formayı alan ve faydalı oynayan Serdar Kesimal sarı-lacivertliler adına bir artı. Geldiği günden bu yana hatasız ve basit oyunu ile takdir toplayan Yobo ile beraber Fenerbahçe'nin göbeğini oluşturacak. Trabzon'un son haftalarda suskun golcüsü Burak'ı durdurma görevini bu ikili üstlenecek. Sağ bekte haftalar sonra Bursa'da üstündeki ölü toprağını atıp 'gönülden' oynayan Gökhan görev alacak. Karşısında oynayacak olan Halil'in mevkisini terk edip gezeceği için burada bir koridor oluşturması beklenebilir. Hem hücumda hem de savunmada büyük bir silah olacak. Sol bekte tartışmaya mahal vermeyen bir isim, İsviçreli Reto Ziegler formayı giyecek. Volkan Şen karşısında savunma güvenliğini önde tutup hücuma fazla katılmaması muhtemel.


Trabzon savunması sarı-lacivertlilere oranla biraz daha sıkıntılı. Burnu kırılan ve bu maçta oynamak için ameliyat olmayan Giray'ın performansı merak konusu. Bu maçta partneri olması beklenen Glowacki'de sağlıklı olarak bu maça çıkamayacak. Zira onun da kasığında problemleri var. Ancak bu ikilinin en büyük şansı rakipte onları fazla zorlayacak bir forvetin olmaması. Bienvenu'nün durumu içler acısı. Çorumspor'da oynayacak durumda değil keza Semih'te yedek olmayı kabullenmişken 11'e yerleşmek istemediğinden olacak ki 'genç semih' de bu sezon çok formsuz. Sağ bekte Trabzon'un bu sezon ki en faydalı transferi Celustka oynayacak. Stoch karşısında ki performansı merak konusu. Sol da ise Porto'da izlediğimiz günlerini mumla aratan Cech'i izleyeceğiz. Mehmet Topuz karşısında zorlanmayacaktır ancak Gökhan'ın bindirmelerine karşı zor durumda kalması beklenebilir. Kısacası saha ve seyirci baskısıyla Trabzon'un savunmasını maçta zor anlar bekliyor demek yanlış olmaz.


Orta sahalarda maç öncesinde iki takımda kriz yaşadı ancak Fenerbahçe sorunu çözmüş gibi gözüküyor. Emre krizini anında çözülmesinde bu maçın etkisinin olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Zokora'nın cezası maç öncesi karadeniz temsilcisine ağır bir darbe vurdu. Fenerbahçe orta alanda Emre-Selçuk ikilisi ile maça başlayacak. Selçuk savunmanın içine biraz daha girecek, Emre hücumda Alex'e yardımcı olmaya çalışacak. Sağda nihayet iyileşen Mehmet Topuz Aykut Kocaman'ı Özer'i oynatmak zorunda kalmaktan kurtaracak. Solda Sezon başında kendisine kadroda yer bulmakta zorlanan, Aralık ayının gelmesiyle birlikte adeta küllerinden doğan Stoch formayı sırtına geçirecek. Maçın istenildiği gibi gitmediği anlarda Dia kenarda bekliyor olacak.

Trabzon orta alanında Zokora'nın yokluğunda Serkan Colman'la birlikte ikili oluşturacak. Ancak bal yapmayan arı sözünün tam karşılığı Serkan bu maçta ne kadar katkı sağlayacak 'fırtına'ya bunu maçta görecez. Onların önünde büyük umutlarla alınan ancak bir türlü faydalı olamayan Adrian'ı izleyecez. Onun açısından da kendisini kabul ettirme maçı olarak bakabiliriz.

Hücum hattında iki takımın performansları da pek parlak değil. Burak Trabzon'u omuzlayıp götürürken kimse hücumda ki sorunu görmedi ancak bu şu günlerde B planı yok sözüyle ortaya koyuluyor. Burak Fenerbahçe defansına karşı zorlanacak ama bu Trabzon'un en büyük kozu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Halil soldan destek vermeye çalışacak. Volkan Şen Burak'a en fazla yardımı yapabilecek isim olarak sahada yer alacak. Ziegler başını ne kadar ağrıtabilecek derseniz. Pek şansının olduğunu düşünmüyorum.

Fenerbahçe açısından hücumun en büyük kozu  kaptanı ve yıldız oyuncusu Alex de Souza. Bu tarz maçlarda her zaman itici güc olan Brezilyalı yıldız, orta sahadan gereken desteği alması halinde iyi işler yapacaktır. Hem hücumda hem de duran toplarda takımın en büyük silahı olacak olan Alex, bu sezon oynadığı 14 lig maçında attığı 5 golle de takımın en golcü ismi konumunda bulunuyor. Bu maçta kaptana çok büyük iş düşeceği kesin. Diğer yandan Aykut Kocaman nihayet Bienvenu'den vazgeçti ve Semih'e şans verdi. Bulduğu şansı Bursa maçında olumlu anlamda kullanan 'genç golcü!' Trabzon'a karşı hep başarılı maçlar çıkardı. Semih Fenerbahçe'nin oyunu ilerde tutabilmesi adına da büyük bir silah olacak.


Teknik direktörlük adına bakarsak Aykut Kocaman Galatasaray maçından aldığı dersle birlikte bu maçta daha dikkatli olacaktır. Topuz'un iyileşmesi, Dia'nın etkili oynayacak düzeye gelmesi Kocaman'ın elini güçlendiriyor. Şenol Güneş'inse seçim şansı biraz daha az. Zira forvette alternatifi fazlasıyla azalmış durumda. Vittek'in uzun süreli sakatlığı Paulo Henrique'nin bekleneni verememesi Güneş'i Burak'a mahkum etti. Burak'ın olası kötü performansı durumunda Trabzon'un şansı fazlasıyla azalıyor.

Keyifli bir maç izleyeceğimizi umut ediyorum. Fenerbahçe'nin ekstra motivasyonla oynayacağı bir gerçek ancak bazı durumlarda bu ters tepebilir. Kadıköy'de yaratılacak harika atmosferle beraber sarı-lacivertlilerin bu maçtan rahat çıkacağını söylersem iyimser bakmış olmam sanırım..