21 Aralık 2011 Çarşamba

Gönül'den ama olmadı be Gökhan..!

Gökhan Gönül derbiden sonra manşetlerde! Fair-play adaylıkları övgüler, methiyeler havada uçusuyor. Peki neden? Hakemi ateşe attığı rakip taraftarı hakeme karşı ateşlediği için mi? Patronun hakem olduğu gerçeğini unuttuğu için mi?

Trabzonlu Aykut kırmızı kart görürken faal mağduru Gökhan Çakır'a bana dokunmadı hocam dedi. Her ne kadar fair-play  ayakları yapılsa da sonuçları açısından berbat bir girişim oldu. Çünkü cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşenmiştir. 1. si hakemi dar ağacına yolladı Gökhan 2. olarak oyun kurallarını dejenere etmiştir. Eğer bu yapılan söylendiği gibi doğruysa eğer hakem kararlarından önce tarafların görüşünü alıp saha ortasında mini mahkeme kuracak sonra kart ya çıkacak ya da cepte kalacak. keşke bu olsa diyebilirsiniz ancak bundan faydalanma olacaktır. Ayrıca futbol hızlı olunması gereken bir oyun olduğundan bu mümkün değil. böyle saçmalık olur mu? İşi daha vahim hale getiren de şu. Gökhan 'hocam bana dokunmadı' deyince cevap olarak Çakır ' önemli değil teşebbüs etmesi kartı gerektiriyor' diye cevap veriyor. Ama Gökhan ısrarcı centilmen olma derdinde. Maçtan sonra Uefa hakem komitesi başkanı Çakır'ı tebrik ederek çok doğru karar verdiğini  ve ders niteliğinde olduğunu söylemiş. Uefa'nın yazılı  kurallarında kayarak müdahalelerde sarı kart yazıyor. Eskiden değilmiş ancak sakatlanmalar artınca topa dokunma ihtimali yoksa teşebbüs bile sarı kart uygulaması getirilmiş. Bu yazıyı yazdığım tam şu sıralarda Cüneyt Çakır Uefa hakem komitesi başkanı, Federasyon başkanı ve Şenes Erzik'le beraber basın toplantısında. Onun başarısından söz ediyorlar.

İşin özü Gökhan centilmenlik yaptım zannederken kuralı bilmediği için bi çuval inciri berbat etti. Zira bu durumdan sonra Trabzon yönetimi önce federasyona daha sonra otomatik olarak Fenerbahçe'ye salladı. Hakkımız yeniyor denildi. Gökhan bunu yapmasa bu kadar olay olur muydu bilinmez ancak MHK başkanı eskisi çıkıp konuşşa kuralı açıklasa bu kadar yaygara olmaz. Gökhan bunu yaptı madem umarım bundan sonra devam eder. Eğer bu iş sadece burada kalacaksa hiç bir işe yaramaz.


Son olarak Çakır'la ilgili kişisel görüşümü söyleyeyim. Yazıda övüyor gözükmeme rağmen aslında pek hazzettiğim hakemlerden değildir. Maçlara sürekli düdük çal kontrol altında tut mantığıyla çıkar. Elit hakemler arasında maç başına en fazla faul çalan hakemdir kendisi, düdük ağzından düşmez. Her çalışından sonra gülümser ortamı yumuşatır üzülme birazdan da size çalacam der gibi bakıp tartışmaya mahal vermez.

Örnek mi vereyim? Pekala o zaman söyle yapalım Cüneyt çakır Gent - Dinamo Kiev maçında tam 47 faul çalmış. Maçta top 60 dakika oyunda kaldı desek 1,5 dakikada bir oyun durmuş demektir. Türkiye de yönettiği bazı maçlarda 45, 40 şeklindeki rakamlara sıklıkla rastlayabilirsiniz. Neyse yazı Cüneyt yazısı değil ona olan derdimi başka yazıda anlatırım. Gökhan konusuna bir de bu açıdan bakın istedim..

Not: Milliyet gazetesinde köşe yazarı Ercan Güven'in yazısından birkaç bölüm kullanılmıştır. Cüneyt Çakır'ın maç istatistikleri cizgiden-cikaran.blogspot.com'dan alınmıştır.

Hiç yorum yok: