18 Ağustos 2012 Cumartesi

Fenerbahçe'ye 2012-13 Öncesi Bakış

Son derece zorlu bir yılı geride bırakan Fenerbahçe’de 3 Temmuz 2012’de, yani sezon açıldığında taraftarın genel beklentisi çok yüksekti. Fakat an itibariyle yüksek beklentiler yerini yüksek endişeye bıraktı.
Bunun nedeni çok basit aslında. Transfer dönemine hızla giren ve Dirk Kuyt gibi, Mehmet Topal gibi, Egemen Korkmaz gibi, son olarak da Milos Krasic ve Joseph Yobo gibi deneyimli ve belli bir seviyenin üstünde olan oyuncuların yanı sıra Hasan Ali Kaldırım ve Salih Uçan gibi takımın yerli havuzunu gelecekte zenginleştirecek oyuncular kadroya katıldı. Fakat o takviyelerin yanında bir de boşluk belirdi, zira takımın ikinci kaptanı Emre ile yollar ayrıldı. Geçen sezon Emre’nin yokluğunda topu üçüncü bölgeye taşımakta ciddi sıkıntılar yaşayan Fenerbahçe’nin en azından o görevi yapabilecek birini transfer etmesi bekleniyordu, ki 12 Mayıstan itibaren gelen dedikodular da bunun habercisiydi.

Hazırlık döneminde çesitli hatalar belirdi. Aykut Kocamanın ikinci kez yaptıgı kağıt üzeri 4-2-3-1 olarak gözüküp reel olarak 4-2-4’ye dönme hatası hazırlık döneminin 1 numaralı bombası oldu. Bu hatayı topsuz oyunda statik olan bir çok oyuncuyla Kadıköyde oynanan Vaslui maçında tekrarlayınca turu zora sokan Sarı-Lacivertliler, Romanya’daki rövanş maçına topu taşımada, top rakipteyken alan daraltmada, önde preste ve oyunu merkeze sıkıştırabilmede önemli rol oynayabilecek iki kanat oyuncusuyla çıkarak turu aldı. Hemen hemen aynı kadroyla önde pres yapan ve temposu çok daha yüksek olan ezeli rakibi Galatasaray karşısında ezildi ve Süper Kupayı kaybetti.


Fenerbahçe’nin topu 3.bölgeye taşıma konusunda ciddi sıkıntıları var, hatta daha net olmak gerekirse hiç bir planı yok. Ön alanda hafif baskı uygulayan bir takımı bile topla geçemiyor. Pas futbolunu benimseyen bir takımın geriden top çıkarmak için tek alternatifi sağ beki olmamalı. Gerekirse kalecisi bile topla oynayabilmeli. Egemen, Bekir hatta Hasan Ali Kaldırım'a yapılacak herhangi bir baskı direk tehlikeyi beraberinde getiriyor, nitekim Bekir’in bu konuda çok çok aksadığı ortada. Buna oynarsa Orhan da eklenebilir. Pas futbolu düşüncesi en azından bu kadro yapısıyla ütopik. Topu orta alana aktardıktan sonra orta alandan etkili gelebilmenin tek yönü kanatlar Fenerbahçe için, o da bir noktaya kadar. Zira kanatlara önlem alındığı an Cristian ve Topal’ın da taşıyıcı özelliği olmadığından oyunun merkezinde tıkanıyor Fenerbahçe ve sürekli yan ve geri paslara başvurmak zorunda kalıyor. Burada atletik, delici ve taşıyıcı özelliği olan bir oyuncunun eksikliği çok net beliriyor, akıllar tabii ki Emre Belözoğlu’na gidiyor. Geçtiğimiz yıllarda Selçuk-Cristian deneyini sıklıkla uygulayan Aykut Kocaman’ın benzer bir tandemle oynayıp bu orta saha kurgusunun defolarını hala göremeyip transfer yapmamakta ısrarcı gözükmesi oldukça ilginç bir durum. Ayrıca Krasic ve Kuyt transferlerinden sonra verilecek kararları merak ediyorum, yine bir 4-2-4 macerası ciddi sıkıntıları beraberinde getirecek. Doğru bir mantıkla Caner veyahut Mehmet Topuz'un forma şansı epey artar, Alex, Krasic, Kuyt, Sow ve Stoch 5’lisinden her maç iki kişi kenarda oturur.


Biraz da defansif defolara gelecek olursak, öncelikle önde baskı çok kopuk yapılıyor. Kaptan Alex artık belli bir yaşa geldi ve yüksek tempolu maçlarda fiziksel olarak aksamaya başladı. Rakip savunma oyuncuları forveti pas veya dripling ile geçince Alex’e gelene kadar önünde oldukça fazla boş alan buluyor, bu alanların mantıken karşılığı daha fazla düşünme ve hamle yapma süresidir. Yani kademe, sırt markajı gibi olaylar aksıyor Fenerbahçe’nin 3.bölgesinde. Böylelikle rakip çok rahat çıkıp oyunu Fenerbahçe’ye dikte edebiliyor. Savunma önde başlar ve Fenerbahçe bunu yapamıyor, pozisyon verirken geri dörtlüden ziyade hücum oyuncularına ve kurguyu yapan adama hesap sormak daha doğru olur. Aykut Kocaman bu sezon çok ciddi bir sınavdan geçiyor. Artık zaman zaman kalkan olan 3 Temmuz süreci yok ve kimsenin bahanesi yok. Fenerbahçe bu sezon başarılı olmak zorunda.

Bu saydığım sorunların tamamı bir tek transferle çözülmez ama o transfer sorunu çözme yolunda ciddi bir araç olabilir. Spartak Moskova karşısında şanslar çok az olmayabilir ama uzun vadede transfersiz ve süregelen anlayış Fenerbahçe’yi çok zorlayacaktır. Sanırım transfer dönemi sonrası net birseyler söylenebilir ama şu anki Fenerbahçe uzun maratona hazır değil...

Oğuzhan Oğuz

Twitter: @Oguzhann10

Hiç yorum yok: